Friday, March 14, 2014
Yolun sonu karanlık ama benim zaten gözlerim kör.
İlham alınır... İlham verilir. Örnek alınır, örnek verilir. Kopya çekilir, kopya verilir. Ama bizimkisi uçan kuştan ilham alıp, Hazerfen gibi uçmaya çalışmak değil. Benimkisi uçan adamdan örnek alıp, onun gibi uçmaya çalışmak. Futbol sevdalısı çocuklar, sokakta gol attığında en sevdiği futbolcunun adını bağırırdı. (Ronaldinhooo!) Ben de her basket attığımda -içimden- bağırıyorum. Kobe Bryant... Ben bu adamı örnek aldım, bu adamdan ilham aldım. Ondaki hırsı, kararlılığı örnek aldım. Belki de hiç bir zaman profesyonel bir basketbolcu olamayacağım. Belki sadece bu cevher, bu arzu öyle kalacak. Ama beni mutlu eden şeyi de elimin tersi ile itecek değilim, yolun sonu mutlu olmasa da aynı istekle oynamaya devam edeceğim. Takıntılı olduğumu söylerseniz de alınmam. Mutlu olurum. İnsanların beni sporla bağdaştırması bana gurur veriyor. Sahanın kenarında beni izleyen insanların hayretli bakışları, ''Boyu küçük ama olayı büyük'' bakışları, övgüleri beni mutlu ediyor. Basketbol ne kadar da adil bir oyun, zayıf olanın elendiği, yüreksizlerin ilk dakikadan anlaşıldığı bir oyun. Ve kendi karakterimi basketbol oynarken buluyorum. Önümdeki rakibe acımadan, gözümü karartarak potaya her penetrem, hayat felsefemi yansıtan bir ayna gibi anlamlı benim için.. :)
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment