Saturday, October 18, 2014
İnsan Saykolojisi #1 - Öfke
Öfkelenen insan nasıl sakinleştirilir? Kesin bir şey var ki: ''Sakin ol'' ifadesi cevaplar arasında yer almıyor. Öfkelenen birine asla yumuşak sözler kullanmayın. ''Canım sakin ol, lütfen, yalvarırım.'' Bu türden ifadeler öfkelenen insanı öfkesini daha çok göstermeye iter. Neden mi? Öfkelenen insan, çevresindeki insanlara öfkesini belli etmek ister. Öfkesinden diğerleri etkilensin ister, diğerleri etkilendikce öfkesini daha da arttırır. Bir anlık da olsa herkesin odak noktası olmak ister. O yüzden de sizin kullandığınız ''sakinleştirici'' yumuşak sözler, öfkelenen insana onun öfkesinden etkilendiğiniz mesajını verir, ve o da daha fazlasını gösterir. Tabi bu bilinçli yapılan ya da insandan insana değişen bir şey değil. Herkes için geçerli. İrade ile kontrol edilmesi çok zor olan bir olay. Gözleri dolu olan, dokunsan ağlayacak dediğimiz türden bir insana ''ah canım, canını sıkan nedir?'' diye bir kere sormanız, o insanı iki gözü iki çeşme birine çevirmeye yetecektir. Bu da demin anlattığım olayla birebir aynı şey. Tetikleyici cümleler, kişi hüzünlü veya öfkeliyse bilinçaltı bunu dışa vurmasını sağlayacak bir olay veya bir cümle ister. Öfkelenen insanı sakinleştirmek için, sizinde öfkelenmeniz gerek aslında. Ya da öfkelenmesine tepki göstermeniz gerek. ''Aptal mısın? Salak herif, öfkelenecek başka bir şey bulamadın mı?'' demek emin olun, ''Canım lütfen sakin ol'' demekten çok daha mantıklı. Ya da hiç bir kelime söylemeden onu kendine zarar veremeyeceği bir ortama götürün. Duvarları yumruklasın, kafa atsın. Kendi öfkesini kendi yensin. Çünkü başkalarının müdahalesi ile sindirilen her öfke veya hüzün, emin olun ki, kendini başka bir zamanda başka bir yerde gösterecektir.
Tuesday, October 14, 2014
Ah Gemici
Döneceksin diye,
Seni bekleyen var mı?
Yâr diye söylendiğin,
Peşteki yunuslar mı?
*
Her gün ufukta gördüğün,
O iki göz solmasa,
Geçer miydi bu tasa,
O gülüşü olmasa.
*
Dalgalar mı esirger,
Seni kara rıhtımdan,
Hayaller kayıp gitmiş,
İnceden, el altından.
*
Ulas Bank
Seni bekleyen var mı?
Yâr diye söylendiğin,
Peşteki yunuslar mı?
*
Her gün ufukta gördüğün,
O iki göz solmasa,
Geçer miydi bu tasa,
O gülüşü olmasa.
*
Dalgalar mı esirger,
Seni kara rıhtımdan,
Hayaller kayıp gitmiş,
İnceden, el altından.
*
Ulas Bank
Sunday, October 12, 2014
Saturday, October 11, 2014
Sen Kendine Bak.
"Sen önce dönde kendine bak." diyenlerin hiç biri bir kere bile kendine dönüp bakmadığından böyle bu dünya.
Thursday, October 9, 2014
Captcha - WTF?
Hani şu doğrulama kodları olur ya (İnsan mısınız? bknz: Twitter) resimde gösterilen sayıları yazarsın boşluğa insan olduğunu kanıtlamak için. Onun yanında da görme engelliler için bir buton olur, resimdeki rakamları, harfleri sesli okur. Şimdi görme engelli o butonu görüp nasıl basacak? ''Yanındaki birine söyler, bastırır olm salak mısın?'' dediğinizi de duyuyorum. E o zaman kodu da yanındaki adama yazdırsın, sesli okuma filan ne yani? Bu da size Eski İnka İmparatorluğunun krallarından Manco Qapaq olsun. Bugün öğrendiğime göre iyi adammış ehehuhe. İsimden kaybediyor sadece.
-
Bu fikrin tamamı Rıza'ya aittir. Belirtelim yani.
-
Bu fikrin tamamı Rıza'ya aittir. Belirtelim yani.
Friday, October 3, 2014
Umrumda mı?
Ah evet biliyorum, çok kötüsün, moralin bozuk. Evet bunun için üzgünüm işte. Evet, evet haklısın. Bana da olur ara sıra o. Hayat işte. Takma, geçer boşver. Samimiyetsizlik etrafta. Bu yüzdendir, yıllardır kimseye halimin iyiliğini, kötülüğünü belirtmem. ''+Nasılsın? -İyiyiim sen?'' Çünkü bunu umursayacak insanlar yok etrafımda. Açıkçası ben de umursamıyorum artık. Sözüm meclisten dışarı değil üstelik. Meclisin alayına. Meclis diye bir şey kalmadı zaten, bir bakış açısı olarak. Parmak meclisi var artık. Bir elin 5 parmağını geçmeyecek kişilerden oluşan meclisten dışarıdır sözlerim, bu doğrudur. Olaylara yapıcı eleştiri getirmek, ya da olaydan olumsuz etkilenenlere gereken teselliyi vermek, başka bir güzel olaydan ise olumlu etkilenenleri gururlandıran, mutlu eden sözler sarf etmek artık üst düzey kişilikleri olan insanların gerçekleştirebileceği bir erdem, benim için. Bu insanlar kaliteli insanlar, bunlar her selama, her muhabbete değecek insanlardır. ''Dost kara günde belli olur.'' Benim kimin dost olduğunu anlamak için yeterli ''kara'' günlerim oldu. Arkadaş ile dost arasında bir çizgi vardır. Ve bazıları bu çizgiyi daha da belirginleştiriyor kafamda. Kişiliği kolay çözülebilen bir insan olmadığıma inanıyorum. Zaten kişiliği kolay çözülebilen bir insan basit insandır, olaylara vereceği tepkiler aynıdır. Olaylar karşısında sarf edeceği sözler aynı kapıya çıkar. Maalesef türevleri etrafta dolup taşmış. İnsan tıpkı yetkin bir eser gibi olmalı, her okuduğunda başka anlamlar...
Thursday, October 2, 2014
Yalancı Güneş.
Bir bakışta bir anlam vardır, ilk bakışta bin anlam. E peki beni bu derin düşüncelere sürükleyen nedir? Bir bakışın mı, ilk bakışın mı? Her neyse, o konu başka. Sözüm bilinmeyene, karşıma çoktan çıkmış olana, ya da karşıma çıkacak olana. Ama yine de sözüm sanadır. Sen üstüne alın. Bilinmeyen olmak heyecan verici, göz önünde olup da bilinmeyen olmak daha da heyecan verici. Yürek bu, ne yapacağını kestiremezsin; bakarsın bir anda bilinmeyen olmanın heyecanı ''aslında-pek-de-bilmeye-gerek-yokmuş'' olmanın sönüklüğüne dönüşür. Nedendir, bilinmeyen için verilen mücadelenin sönüklüğündendir. Örnek olarak insanoğlu, havadan gelen paranın hesabını yapmaz, harcar dilediğince. Çünkü emek yoktur içinde, çaba sarfetmeden kazandığın şeyi, kaybederken de bir çaba sarfetmezsin. ''Bana da bedava geldi abijim, al al sorun değil. Var bende bisürü.'' O yüzden bu hayatta uğruna mücadele etmeyeceğim insan boş insandır. Nitelik gerek, sen kimsin, nesin, benle alakan nedir? Kendini ele verirsen eğer, mücadeleyi kaybettin anlamına gelir. Her insana fazla değer vermek, yüceltmek... Seni acizliğe sürükler. Her denileni kabul etmek, ve uygulamak, seni senliğinden koparır. Aslında bencillik kötü bir şey değil, kendi güneş sisteminin güneşi olmak, toplamak gezegenleri etrafında. Ama eğer Güneş gibi parıldayıp ısıtmayacaksan, Güneş'liğe yeltenmenin bir anlamı da yok...
Subscribe to:
Posts (Atom)