Thursday, October 2, 2014

Yalancı Güneş.

Bir bakışta bir anlam vardır, ilk bakışta bin anlam. E peki beni bu derin düşüncelere sürükleyen nedir? Bir bakışın mı, ilk bakışın mı? Her neyse, o konu başka. Sözüm bilinmeyene, karşıma çoktan çıkmış olana, ya da karşıma çıkacak olana. Ama yine de sözüm sanadır. Sen üstüne alın. Bilinmeyen olmak heyecan verici, göz önünde olup da bilinmeyen olmak daha da heyecan verici. Yürek bu, ne yapacağını kestiremezsin; bakarsın bir anda bilinmeyen olmanın heyecanı ''aslında-pek-de-bilmeye-gerek-yokmuş'' olmanın sönüklüğüne dönüşür. Nedendir, bilinmeyen için verilen mücadelenin sönüklüğündendir. Örnek olarak insanoğlu, havadan gelen paranın hesabını yapmaz, harcar dilediğince. Çünkü emek yoktur içinde, çaba sarfetmeden kazandığın şeyi, kaybederken de bir çaba sarfetmezsin. ''Bana da bedava geldi abijim, al al sorun değil. Var bende bisürü.'' O yüzden bu hayatta uğruna mücadele etmeyeceğim insan boş insandır. Nitelik gerek, sen kimsin, nesin, benle alakan nedir? Kendini ele verirsen eğer, mücadeleyi kaybettin anlamına gelir. Her insana fazla değer vermek, yüceltmek... Seni acizliğe sürükler. Her denileni kabul etmek, ve uygulamak, seni senliğinden koparır. Aslında bencillik kötü bir şey değil, kendi güneş sisteminin güneşi olmak, toplamak gezegenleri etrafında. Ama eğer Güneş gibi parıldayıp ısıtmayacaksan, Güneş'liğe yeltenmenin bir anlamı da yok...

No comments:

Post a Comment