Friday, October 3, 2014
Umrumda mı?
Ah evet biliyorum, çok kötüsün, moralin bozuk. Evet bunun için üzgünüm işte. Evet, evet haklısın. Bana da olur ara sıra o. Hayat işte. Takma, geçer boşver. Samimiyetsizlik etrafta. Bu yüzdendir, yıllardır kimseye halimin iyiliğini, kötülüğünü belirtmem. ''+Nasılsın? -İyiyiim sen?'' Çünkü bunu umursayacak insanlar yok etrafımda. Açıkçası ben de umursamıyorum artık. Sözüm meclisten dışarı değil üstelik. Meclisin alayına. Meclis diye bir şey kalmadı zaten, bir bakış açısı olarak. Parmak meclisi var artık. Bir elin 5 parmağını geçmeyecek kişilerden oluşan meclisten dışarıdır sözlerim, bu doğrudur. Olaylara yapıcı eleştiri getirmek, ya da olaydan olumsuz etkilenenlere gereken teselliyi vermek, başka bir güzel olaydan ise olumlu etkilenenleri gururlandıran, mutlu eden sözler sarf etmek artık üst düzey kişilikleri olan insanların gerçekleştirebileceği bir erdem, benim için. Bu insanlar kaliteli insanlar, bunlar her selama, her muhabbete değecek insanlardır. ''Dost kara günde belli olur.'' Benim kimin dost olduğunu anlamak için yeterli ''kara'' günlerim oldu. Arkadaş ile dost arasında bir çizgi vardır. Ve bazıları bu çizgiyi daha da belirginleştiriyor kafamda. Kişiliği kolay çözülebilen bir insan olmadığıma inanıyorum. Zaten kişiliği kolay çözülebilen bir insan basit insandır, olaylara vereceği tepkiler aynıdır. Olaylar karşısında sarf edeceği sözler aynı kapıya çıkar. Maalesef türevleri etrafta dolup taşmış. İnsan tıpkı yetkin bir eser gibi olmalı, her okuduğunda başka anlamlar...
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment