Öğretmenler, idareciler öğrencileri sürekli sicil konusunda uyarmıştır. ''Disipline gitme, ceza alırsan siciline işlenirse geleceğini etkiler. İşe alırken siciline bakacaklar. Akıllı olun bakiyim...''
Öğrenci de umursamaz haylazlığını konuşturur. Umursamaz, çareyi disipline göndermekte bulan öğretmenden gelen lakırtının nesini dinleyecek. Gel gör ki durum ülkeler için aynı değil, sicile bakan yok. Büyük balığın, küçük balığı yediği gibi, güçlü ülke de güçsüz ülkeyi etkisiz hale getirir. Bir iki devlet adamının kıçını bile kaldırmayıp da basının karşısında ''İsrail'i kınıyorum. Yaptıkları insanlık dışı.'' falan demesi, ne İsrail'in siciline kınama olarak geçecek, ne de İsrail, İsrail'liliğinden bir şey kaybedecek. O yüzden diyorum ki, durumu değiştirecek bir gücün varsa sonuna kadar konuş. Ama eğer yoksa da sus, yapmacık lafları bırak. Çünkü biliyorsun, bir seri katile ''Neden öldürüyorsun? Yaptığın kötü bir şey.'' denmez.
Saturday, July 19, 2014
Saturday, July 12, 2014
Aliens - Lack of ''What If'' among human brain.
Lack of ''What If''
--
Aliens, but not that kind of alien you see everyday on TV. I will try to give you a new perspective, a new view about aliens. We always think that, or let's say they made us think that aliens are ultimate and insane-smart creatures which can beam themselves where ever they want, they have an unimaginable tech bla bla bla and so on... That might be true, but WHAT IF it isn't? What if they are not that smart, and they don't have that ultimate of tech. That's the weird side of the human beings: ''Can I see it? No. Can I hear it? No. So can I touch it? No. Does it exist? Yes. Then It must be something unusual, superb and supernatural!'' Same goes for The God. Don't get me wrong, I'm a true believer of aliens. I believe that they exist, but I'm talking about the way we think they are. What we call alien can be a new human civilization in another habitable galaxy or planet. Maybe they are not as smart as we are. Maybe they haven't discover the gravity yet, they can be way behing us, the science-wise. When you consider that our earth is nothing but a tiny dust hovering in the enormous Cosmos, you can say that there can be a billion kinds of alien-race. Some of them are smarter than us, some of them just began to live and some of them died already.
What I'm doing here is expanding my imagination as much as I can. I love to believe in the possibility of having a galactic empire on The Milky Way, and possibility of visiting my aunt who lives on the other end of the galaxy. Call me ''weirdo'' or whatever you want. Dreams live forever...
Thursday, July 10, 2014
One of these mornings... Won't be very long. You'll look for me, but I'll be gone.
Düşün ki her şey toz pembe, öyle bir haldesin ki ''Allah'ı gelse, tadımı kaçıramaz ulan.'' diye geçiriyorsun içinden en umulmaz olanı unutarak. Toz pembelerin ufkunda karanlık bir silüet görünür farkına varana kadar hissetmezsin. Sonra gelip tokat gibi çarpar, toz pembe hayatın bir anda tam tersine döner. Beyazdan siyaha keskin bir dönüş yaparsın. Ne olabilir ki? Ne olabilir insana kendini bu kadar kolay unutturan, ve bir o kadar da kolay hatırlatan? Ölüm. Ölmek işin kolay kısmı olmalı. Arkanda bıraktığın insanların hali ne olacak? Onların hüznü nasıl dinecek? Ne yapsalar da içlerindeki ''sen'' pişmanlığından, ''sen'' özleminden kurtarsalar kendilerini? Gülen yüzünden mahrum ettiğin bunca evladın kimde görecek menekşe gözlerinle birlikte yüzünde çiçek gibi açan gülümsemeyi? Gidişine alışamadım demek yanlış olur, gidişini idrak edemedim henüz. Eğer bir anda dalgınlığıma gelir de her zaman olduğu gibi anneme ''Anne ben biraz ciciannemlere iniyom, gelirim bir iki saate yae'' dersem de kızma bu çocuğun hala narkozun etkisinde, çıkamaz kolay kolay...
Dünya'ya inmiş meleklerden biri de böylece süresini tamamladı ve yuvasına uçtu.
Bu yazıya aşırı derecede gözyaşı katılmıştır efendim.
Friday, March 14, 2014
Yolun sonu karanlık ama benim zaten gözlerim kör.
İlham alınır... İlham verilir. Örnek alınır, örnek verilir. Kopya çekilir, kopya verilir. Ama bizimkisi uçan kuştan ilham alıp, Hazerfen gibi uçmaya çalışmak değil. Benimkisi uçan adamdan örnek alıp, onun gibi uçmaya çalışmak. Futbol sevdalısı çocuklar, sokakta gol attığında en sevdiği futbolcunun adını bağırırdı. (Ronaldinhooo!) Ben de her basket attığımda -içimden- bağırıyorum. Kobe Bryant... Ben bu adamı örnek aldım, bu adamdan ilham aldım. Ondaki hırsı, kararlılığı örnek aldım. Belki de hiç bir zaman profesyonel bir basketbolcu olamayacağım. Belki sadece bu cevher, bu arzu öyle kalacak. Ama beni mutlu eden şeyi de elimin tersi ile itecek değilim, yolun sonu mutlu olmasa da aynı istekle oynamaya devam edeceğim. Takıntılı olduğumu söylerseniz de alınmam. Mutlu olurum. İnsanların beni sporla bağdaştırması bana gurur veriyor. Sahanın kenarında beni izleyen insanların hayretli bakışları, ''Boyu küçük ama olayı büyük'' bakışları, övgüleri beni mutlu ediyor. Basketbol ne kadar da adil bir oyun, zayıf olanın elendiği, yüreksizlerin ilk dakikadan anlaşıldığı bir oyun. Ve kendi karakterimi basketbol oynarken buluyorum. Önümdeki rakibe acımadan, gözümü karartarak potaya her penetrem, hayat felsefemi yansıtan bir ayna gibi anlamlı benim için.. :)
Tuesday, March 11, 2014
Uzun bi aradan sonra tekrar dönmek garip, bayağı da olmuş. İnsan hayatın akışına dalınca, alışkanlıklarını bile bir kenara bırakabiliyor. Ama ben yine, kanımla canımla iyisiyle kötüsüyle benim. Değişmedim, ülkem çok değişti. Ülkem benden de fazla değişti. Gündemi yakalamak çok zor... Karartılan hayatları geri canlandırmak da öyle. Berkin'leri, Deniz'leri ve Yunus'ları geri getirememenin acısını hep yaşayacak bu millet. Bir torba makarna, bir torba kömüre satılan devlet, bu acıyı sonsuza dek barındıracak. Olayı bir kişiden, kişilere taşımak istemiyorum, ancak bu olaylara kayıtsız kalan insanlara da diyecek bir şeyim yok. Aslında çok şeyim var, ama burda yakışık almaz...
Tuesday, July 23, 2013
Yarın GoW: Ascension geliyor, uykusuz geceleri başlatacağım. Gerçi zaten pek uyumuyordum hehe :) Bitirdiğim oyunların bazılarını takas da kullanıp Uncharted 1-2-3 alacağım bu hafta içinde. Okulun başında da GTAV gelincee, 2013 de oyuna doyacağım açıkcası. Afedersiniz dostlar ama PC de oyun oynamak eziyet çekmekten başka bir şey değil, kaldırır mı kaldırmaz mı diye düşün, internetten türlü dermanlar ara. Resmen eziyet....
Monday, July 22, 2013
Hani filmler, diziler biter de gerçek hayata dönersin ya.. Ne hüsrandır o. O kadar iyi kurgulanmıştır ki, kendini adeta kurgunun bir parçası varsayarsın. Sıkı bir Doctor Who izleyicisi olarak bu durumu sıkça yaşarım :) Keşke insan hayatında biraz olağanüstülükler olsa diye geçiririm aklımdan. Hayalgücün genişledikçe bu dünya sana sade gelmeye başlar, tekdüze gelir. DW izleyicisi gökyüzüne bakar, bakar ve inanmak ister orda mavi kulübe ile birinin dolaşıp maceralar yaşadığına. Filmlerin dizilerin kökeni tiyatroya dayanır ve tiyatronun insanın duygu düşüncelerini nasıl etkiledini söylemeye hacet etmiyorum...
-
''All The World's a stage'' Shakespeare
Sunday, July 21, 2013
Saturday, July 20, 2013
İlk postuma olağanüstü bir olay, bir inanışla başlayayım.
Deccal, islam dininde Kıyamet Gününün 6. alameti olarak bilinir. Alnında ''kafir'' yazacak, ve kendini dünyaya peygamber olarak tanıtıp, insanları kötülüğe yönlendireceği söylenir. Fiziksel görünüşü hakkında bir çok inanış vardır, yakışıklı olup insanların akıllarını başından alacağından tutunda, tek gözlü olup insanlara korku salacağına dair bir çok inanış vardır. Deccal hakkında hadislerde vardır fakat çoğu değiştirilip abartılmıştır. Ölümünün Hz. İsa -yeniden dirildiğinde- tarafından olacağı söylenir.
Tabi ki bunların hepsi birer inanış.
Aslına bakarsanız herkesin hayatında aklını başından alan bir Deccal yok mudur? Benim Deccalim ise basketbol :)
Deccal, islam dininde Kıyamet Gününün 6. alameti olarak bilinir. Alnında ''kafir'' yazacak, ve kendini dünyaya peygamber olarak tanıtıp, insanları kötülüğe yönlendireceği söylenir. Fiziksel görünüşü hakkında bir çok inanış vardır, yakışıklı olup insanların akıllarını başından alacağından tutunda, tek gözlü olup insanlara korku salacağına dair bir çok inanış vardır. Deccal hakkında hadislerde vardır fakat çoğu değiştirilip abartılmıştır. Ölümünün Hz. İsa -yeniden dirildiğinde- tarafından olacağı söylenir.
Tabi ki bunların hepsi birer inanış.
Aslına bakarsanız herkesin hayatında aklını başından alan bir Deccal yok mudur? Benim Deccalim ise basketbol :)
Subscribe to:
Posts (Atom)